Kişisel blog yazıları serisinde bugün, günlük tarzında yazmak geldi içimden. O zaman başlayalım. Çalıştığım cumartesi günlerinden biri oldu. Neyse ki o kadar yoğun değildi. Akşam kanal D’de, Güller ve Günahlar dizisini izledik. Diziyi izlerken de bir yandan canlı maç uygulamasından Galatasaray maçını takip ettik. Öldük öldük dirildik ama sonunda Antalyaspor’u 4-2 yenerek, 26’ıncı şampiyonluğumuza ulaştık. Haftalar öncesinden şampiyon olmamız gerekiyordu ama neyse. Önemli olan şampiyon olmaktı. Ali Congun’un, öğrenci kulüplerini anlattığı stand-up gösterisini izledim tekrar. Çok iyiydi. Ara ara izlerim böyle. Tam bir Türkiye gerçeği. Eğer izlemediyseniz muhakkak izlemenizi öneririm. Bizimkiler kuru fasulye yapmışlar. Güzel olmuş. Kuru fasulyeler de bazen iyi çıkıyor, bugünkü gibi güzel pişiyor, bazen de doğru dürüst pişmiyor. Eskiden öyle miydi yahu. Her yapılan kuru fasulye güzel olurdu. Yaz aylarında, evin önünde sobada pişirirdik. Hey gidi günler hey. Saat 23.13 oldu. Uykum da geldi. Bu yazıyı bitirdikten sonra ben de yatarım artık. İyi geceler millet. Kişisel blog yazıları yolculuğu devam edecek.
*Önceki
yazı: Kişisel Blog Yazıları #161
*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #163
kuru fasulye pilav soğan cacık, en güzel yemeğimiz :)
YanıtlaSilEvet, heyooo :)
SilŞampiyonluğunuzu tebrik ederim 👏👏👏
YanıtlaSilTeşekkürler Momentos :)
SilGüller ve Günahları bende izliyorum. Klişe türk dizisi işte.
YanıtlaSilCimbom sen çok yaşa :)
Evet, klişe :)
SilCimbom bom :)
şampiyonluk kutlamaları yüzündenn uyuttuğum çocuk iki kez uyandı, ben de sokağa doğru bir küfür savurup uyudum :) neyse ki bir gün kutlanıyor. her gün kutlandığını düşünsene, kafayı yerdim :)
YanıtlaSilKüfür mü savurdun :) Harikasın :) Bu hayat başka türlü çekilmez :)
Sil