Sayfalar

Sayfalar

Kişisel Blog Yazıları #232: Yazmak ya da yazmamak

Sabahın altısında uyanmıştı. Gün çoktan aydınlanmıştı. Evde herkes uyuyordu. Kimsecikler ayakta yokken yazısını da yazmak istedi. Kahve makinesinden kendine bir kahve hazırladı. Daha kahvaltı bile yapmamıştı. Bir de kahve mi içecekti? Olay, kahve içmek değildi. Yazmak için ortamı hazırlamaktı sadece. Az önce açtığı bilgisayar anca kendisine gelmişti. Sonuçta yılların bilgisayarıydı. Yazarlıktan güzel bir para kazanabilirse kendisine yeni bir bilgisayar alacaktı. Aslında ne zamandır sabah yazısı yazmayı istiyordu. Erkenden uyanınca bu fırsatı da yakalamış oldu. Yazmak için her şey hazırdı. Kahvenin mis gibi kokusu geldi burnuna. Hemen bir yudum aldı ve yazmaya başladı. Yazmak ya da yazmamak. İşte bütün mesele bu.

*Önceki yazı: Kişisel Blog Yazıları #231: Sahaflar Çarşısı sel, NATO tartışması vebirkaç not daha   

*Sonraki yazı: Kişisel Blog Yazıları #233: Bazen hiçbir şey sarmıyor beni

10 yorum:

  1. Yazmak önemli, pek getirisi olmasa da kendi için yazar insan. :)

    YanıtlaSil
  2. Ah bir de o an kuş cıvıltıları eşlik edecekti ki deme işte o zaman o yazının keyfine :)

    YanıtlaSil
  3. Ama ben kahveyi azaltmaya calısırken senin kahveli yazıların :)))) kahve ve yazı muhteşem ikili

    YanıtlaSil
  4. Yazmaya güzelleme olmuş bu yazı :D

    YanıtlaSil
  5. kısa bir öykü yazsaymış barik :)

    YanıtlaSil